Ana Sayfa Köşe Yazısı 10.07.2021 324 Görüntüleme

İLK MUALLİM ANNE

Eşref-i mahluk iltifatına layık olan anneler  insanlığın yaratılmasında önemli bir role sahiptir. Zorlu bir süreçten sonra dünyaya getirdiği çocuğu üzerinde çok büyük hakları olduğu gibi aynı zamanda önemli sorumlulukları da vardır. Bu sorumluluğun en büyüğü çocuğuna hakikati yaşına uygun olarak hissettirmesidir. Çocuğun seviyesine inerek ve çocuğunun ruhuna dokunarak toplumun ve insanlığın ve çocuğun kendi şahsının iyiliğine binaen, onun ruhuna ve zihnine derç edilecek bir hakikat tohumu ilerleyen yıllarda muazzam güzelliklerle açacak olan iyilik ve güzellik ağacına dönüşür. Böyle bir tohumun birinci muhatabı annedir. Annenin şefkatinden dolayı çocuğun açacağı kalp ve zihin kapılarına istinaden anne de mana ve madde alemiyle çocuğu beslemelidir. Anne, çocuğun hem kalbine hem de aklına hitap ederken tahakküm kurmadan, çocuğun benliğine saygı duyarak ve çocuğun bilgileri yapılandırmasına izin vererek keşfetmesine imkan tanımalıdır. Bunun için öncelikle annenin bu bilinçte olması gerekiyor. Anne kendini çocuk üzerinde tasarruf sahibi olarak görmemenin yanı sıra çocuğa tecrübelerinden örnekler sunan  ve aynı zamanda çocuğun hayatı keşfetmesi yolculuğunda ona refakat eden bir muallim olarak fiiliyatta bulunması çocuğun ve umumun yararınadır. Bir annenin doğru metotlarla verdiği eğitim üzerine bina edilecek olan yapı sağlamdır. Buna binaen Bedi-ü zamanın şu sözleri anne eğitiminin mahiyetini bizlere açık bir şekilde göstermektedir.

Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem (yemin) ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi, merhum validemden aldığım telkinat ve mânevî derslerdir.”

“Evet, insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi (öğretmeni), onun validesidir. Bu münasebetle, ben kendi şahsımda katî ve daima hissettiğim bu mânâyı beyan ediyorum…”

Yazının girişinde bahsettiğimiz konu ile bağlantılı olarak çocuğun içinde bulunduğu ortam da davranışlarını ve tutumlarını yansıtır. Bir çocuk ailesinin yaşantısını sosyal öğrenmeyle hayatına yansıtır. Olaylara bakış açısı, bunları yorumlaması ve bu olay/durumlara tepkisi bilinçli bir şekilde bunu sorgulayana kadar ailesinin bilhassa annesinin tutumunu yansıtır. Çok bağıran bir annenin çocuğu, arkadaşıyla, kardeşiyle ilerleyen süreçte eşiyle ve kendisiyle konuşacağı üslupta farklı bir tutum takınmaz ta ki bunu gerçek manada sorgulayana kadar.

Sorgulanmayan bir hayat, yaşanmaya değmez.”

 Platon

Çocuk tüm şemalara karşı sorgulayan bir eğilimle yaklaştığı zaman “tahkik” ile eleştiren, düşünen ve hakikat için gayret sarf eden insan boyutu karşımıza çıkmaktadır.  İnsanın bu boyuta ulaşmasındaki kutsal sorumluluk en başta anneye düşmektedir. Yavru kuşun kanatları güçleninceye kadar, anne kuşun çocuğun boğazına, ruhuna ve dimağına insanlık namına ve yararına en güzel gıdayı ikram etmesi elzemdir.

 

Cafer SOYLU

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil