Ana Sayfa Köşe Yazısı 14.07.2021 113 Görüntüleme

PANDEMİ PSİKOLOJİMİZİ NASIL ETKİLİYOR

Pandemi, dünya çapında veya çok geniş bir alanda oluşup meydana gelen, uluslararası yayılabilen ve geniş insan kitlesini yakından etkileyen salgın hastalık olarak tanımlanabilir.( Porta M, 2014) 2019 yılının son günlerinde Çin’in Wuhan kentinde başlayan yeni bir virüs türü kısa sürede tüm dünyaya yayılarak salgın haline gelmiştir . Tarih boyunca özellikle veba, çiçek, kolera ve grip gibi salgınlarda her toplum büyük kayıplar vermiş ve büyük bedeller ödemiştir. Hastalık salgınları sadece bireylerin fiziksel sağlığını etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda enfekte olmamış nüfusun psikolojik sağlığını da derinden etkilemektedir. (Rubin vd., 2010: 183-266; Wang vd., 2020: 1729). Bu salgın dönemlerinde mevcut sorun çözme ve başa çıkma mekanizmaları işe yaramadığı için toplumsal uyum da bozulmalar meydana gelmiş, korku ve panik hakim olmuştur (Cheng ve diğ., 2004).Geçtiğimiz bu zor günlerde en çok yıpranan şüphesiz ki  psikolojimizdir. Pandeminin olası psikolojik etkileri, sadece yaşama yönelttiği tehdit açısından değil, gündelik yaşam rutinlerine etkisine bağlı olarak da tetiklenebilir. Örenğin bireyleri sosyal izalosona mecbur bırakabilir. Sosyal etkileşimden mahrum kalmak, yalnızlık duygularını tetikleyerek bireylerin sosyal destek almalarını zorlaştırabilir ve depresif bir duygudurumu ortaya çıkarabilir. Pandemide duyduğumuz en yoğun duygulardan biride kaygıdır. Hem kendimize bir şey olacak kaygısı hem de sevdiklerimize bir şey olacak  kaygısı. İnsanların duyduğu ekonomik kaygılar vb. Kaygı ise özetle şöyle açıklanmaktadır; kişinin korku verici veya tehdit edici bir duruma karşı  vermiş olduğu ruhsal ve bedensel bir tepkidir İnsanların tam olarak göremedikleri, nasıl işlediğini ve vücuda girdiğinde nasıl bir seyir izleyeceğini bilmedikleri bir virüs tarafından yaşamsal tehdide maruz kalmaları, aynı zamanda belirsizlik duygusunu da tetiklemektedir. Bilinmeze ilişkin korku da tıpkı güvenliğe ilişkin korku ve kaygılar gibi temel korkulardandır. (Carleton, 2016)

 

Taylor (2019) Pandeminin Psikolojisi adlı kitabında, küresel ölçekteki salgınların beş önemli psikososyal durumu ortaya çıkardığına dikkat çekmektedir. Bunlardan ilki, salgının bulaşma ve ölüm riskinin olması nedeniyle insanların panik bir şekilde alış-verişe yönelmesi, gıda ve temizlik malzemesi stoklamaya başlamasıdır. İkinci olarak virüsün kaynağı olarak kabul edilen ve tüm dünyaya yayılmasına neden olduğu varsayılan toplumlara karşı dışlanma ve damgalanmayı içeren ırkçı tutum ve davranışların sergilenmesidir. Üçüncüsü sağlık kaygısı ve bulaşma şüphesi nedeniyle gereksiz bir şekilde sağlık sisteminin meşgul edilmesidir. Dördüncüsü salgının bulaşmaması için uygulanan zorunlu izolasyon, sosyal mesafeyi koruma, evde kalma gibi durumlara tahammül edememe ve yasaklara uymama davranışlarıdır. Beşincisi de salgınla ilgili gerçek ve doğru bilgilerin yanında asılsız iddialarda ve komplo teorilerinde bir artışın olmasıdır (Taylor, 2019)

Kaygı ve korku psikolojik açıdan bizi aşağıya çekeceği gibi bağışıklılık sistemimizide çökertir ve bizi savunmasız bir hale getirir. Bu yüzden hem psilokolojik sağlamlılık açısından hemde vücut direnci sağlamlılığı bakımından kaygı ve korkularımızı olabildiğince minumum düzeyde tutmak ve yönetmek. Kendimize ev içi uğraşlar bularak, hobiler edinirek, online olarak katılabilecğimiz kurslara vb etkinlkiklere yönelerek, uyku düzenimize dikkat ederek rutin işlerimize aynen devam ederek, olabildiğince spor yaparak ve yogaya yönelerek bu süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetebiliriz. Pandemimin yarattığı psikolojik etkiler bireyler arası farklılık gösteririr. Nasıl ki birçok konuda diğer insanlardan farlılık gösteriyorsak (saçımız, cinsiyetimiz, rengimiz) vb. pandeminin getirdği psikolojik etkilerde o oranda farklılık gösteririr. Bu yüzden kendimize çok yüklenmemeli ve kızmamalıyız. Süreçten etkilenen yetişkinler yaşlılar gençler derken çocukları da unutmamak gerekir. Bizler bu süreci  yönetmekte bu kadar zorlanırken onların bu süreci yönetememesi ve garip karşılaması olası bir durumdur. Evlerimize kapandığımız bu süreçte olabildiğince çocukları oyunlara yönlendirmek aile üyeleri ile birlikte kaba kas ince kas motor gelişimine de destek olacağını düşündüğümüz mutfak alanında bir şeyler yapıp pişirmek, eski resimlere bakıp geçmişi yad etmek. çocuğa verilecek en değerli ve en kıymetli şeyler arasındadır. Korkuyu ve kaygıyı azaltmak adına bu süreci onların anlayabileceği yaş düzeyinde ve korkutmadan anlatmamız gerekir.Sağlıklı ve güzel günlerde buluşmak ümidi ile…

 

UZM.PSİKOLOJİK DANIŞMAN

HELİN YÜCEL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil