Ana Sayfa Röportaj, Tarım 20 Temmuz 2021 313 Görüntüleme

Urfalı Çiftçi İbrahim Say: “DEDAŞ bir terördür, tıpkı DEAŞ gibi.”

Urfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Eğerkıran mahallesinde çiftçilik yapan İbrahim Say ile birlikte Urfa’nın tarım sorunları, çiftçilerin mağduriyetleri ve tarım politikaları hakkında konuştuk. İşte röportajımız:

Tarımsal ürünlerin yüksek fiyatları günümüzde fazlaca gündeme gelmeye başladı. Öncelikle çiftçilerin daimi gideri olan tohum, gübre ve mazot fiyatları hakkında ne düşüyorsunuz?

Biz mısır ekiyoruz. Mısırın dönümünün gideri 1350 lira oluyor. İthal olmasa ekinlerden bize dönüm başına 200-300 lira ancak kalıyor. O da bizim sulama ve işçilik ücretini anca karşılıyor. Tarlaya attığımız Daban gübresinin geçen sene fiyatı 2900 liraydı. Şimdi 7000 liraya çıkmış. Ben geçen sene 1900 liraya buğdayı bu sene 2770 liraya sattım. Bu beni kurtarmıyor, şu an zarardayım. Kredi kartı borçlarının altında kaldım. Bu şekilde devam ederse bu işi bırakacağım. Borcunu yeni bitirdiğim traktörüm DEDAŞ’ın borcu yüzünden icralık oldu şimdi. İkide bir DEDAŞ’ın avukatları beni arıyor ve traktörüme el koyacaklarını söylüyorlar. Ben de diyorum yapın artık el koyun biz de çekip gidelim buralardan. Sayın başkanımız çiftçilere demiş ki “Anamızı bellediniz, ananızı da alın gidin!” Biz de ne yapalım, anamızı alıp gideceğiz. Yapacak bir şey yok. Allah bu hükümeti bildiği gibi yapsın. Tarım politikaları sıfır. Daha önce Ecevit zamanında çok iyiydik. Maalesef bugünkü imkanlarla biz bataktayız. Tarlamız da elimizden gidecek, onu da DEDAŞ’a vereceğiz. Her şeyimizi DEDAŞ’a vereceğiz ve çekip gideceğiz buralardan.

DEDAŞ skandalları hakkında ne düşünüyorsunuz?

DEDAŞ bir terördür, tıpkı DEAŞ gibi. Bu hükümet bunları bizim başımıza bela ediyor. Çünkü hükümet DEDAŞ’a kolluk kuvvetleriyle, jandarmasıyla, asayişiyle, tomasıyla destek veriyor. Bizim paramızla tomalarına benzin koyup bizim üzerimize su ve gaz atıyorlar. O gün gelip burada trafoları kaldırıp götürdüler ama bir kere olsun çiftçiye “Sen neden bu borcu ödeyemiyorsun?” demediler. Bize 50 bin lira fatura geleceğine 250 bin lira geliyor. Bizim bu rakamı ödeme imkanımız yok. Ben bu tarladan 250 bin lira kaldırmıyorum ki. 45 dönüm mısır ekmişim, gideri şimdiye kadar bana 50 bine mal oldu. Satınca bana geliri ya 55 bin ya da 60 bin. O da eğer ithal edilmezse. DEDAŞ’ın elektrik faturaları uygun olsaydı herkes öderdi. Ben 100 dönümü suluyorum 150 bin lira fatura geliyor. Zaten 100 dönümden 150 bin lira kaldırma şansım yok. Onun için bu DEDAŞ denetlensin. Denetlenirse faturalar uygun gelir ve herkes faturasını öder. Bu şekilde devam ederse Urfa’da tarım kalmaz. Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum: DEDAŞ’a müdahale etsin! Tarlamız haciz altında, ne bir destekleme alabiliyoruz ne kredi çekebiliyoruz. Hep borç altındayız. Ben ve çocuklarım sabahtan gece 1-2’ye kadar tarlada çamurun içindeyiz. Sürekli DEDAŞ’a çalışıyoruz, gübreye çalışıyoruz, ilaca çalışıyoruz, mazota çalışıyoruz. Neymiş dolar yükselmiş, gübre pahalanmış. Doların yükseldiği falan yok, bizim Türk Lirası değer kaybediyor. Gider gelirden fazla oluyor. Bu sene 300- 400 bin liraya mahsul sattım, şuan 550 bin lira borç altındayım.

Bu sene özellikle Tarım bölgelerini olumsuz etkileyen kuraklık hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu sene kuraklık vardı. Ekinler biçilemedi. Bir sulu olanlar biçildi, onlara da zaten malum DEDAŞ faturayı yükledi. Hilvan’la aramız 30 km, bize kanaldan su vermiyorlar. Bizim üstümüzden 150-200 km uzaklıktaki Mardin’e, Akçakale’ye su götürüyorlar. Biz tam barajın dibindeyiz barajdan faydalanamıyoruz. Kendi imkanlarımızla su kuyuları açıyoruz. Biz GAP bölgesindeyiz, o suyu ilk önce bize vermeleri lazım. Devlet kuraklık için bize herhangi bir destek vermedi. Zaten verse de yine DEDAŞ yüzünden alamayız.

Sizce mevcut yönetimin tarım politikaları nasıl iyileştirilebilir?

Mevcut yönetimin tarım politikaları sıfır. Biz burada buğdayı ekiyoruz daha biçmeden duyuyoruz ki buğday ithal edilecek. Amaç bizim ürünümüzün fiyatını düşürmek, bizi tüccarların yandaşların avcunun içine koymak. O gün dendi ki biz arpayı dışardan ithal edeceğiz 1900’e çiftçiye satacağız. Benim arkadaşım almaya gitti, arpa yok.

Tarım politikaları sıfır. Sen önce kendi vatandaşının malını al da yetmezse ithal edersin. Üzerinde bir de gübrenin mazotun fiyatı yükseltiliyor. Resmen bize diyorlar ki siz çiftçiliği bırakın biz her şeyi dışardan getirelim, siz de bizden parayla alın.

Çiftçinin malı değeri neyse o değerde alınmalı. İçerde mahsul olduğu halde dışardan ithal yapılmamalı. İhracat olmalı. Şimdi biber ekiyoruz, dışarı gitmediği için para etmiyor. Domates ekiyorduk Rusya’ya gidiyordu iyiydi. Şimdi o da yok. Artık biber domates ekmiyorum. Bir mısır kaldı, onu da elimizden alacaklar. Böyle devam ederse onu da ekmeyeceğiz.

Söylediklerimi olduğu gibi yayınlayın. Basın özgür olmalı, bugün o da iktidarın elinde. İktidarın izin verdiği şeyleri söyleyebiliyor sadece. Ama basın herkes için doğru neyse onu söylemelidir, halkın sesini haykırmalıdır.

 

URFADİPNOT

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil