Ana Sayfa Röportaj 21 Ağustos 2021 136 Görüntüleme

ÖZEL RÖPORTAJ | Mahmut DEMİR: “Bu Bir Lobi Çalışması Mıdır, Değil Midir?”

Kısa bir süre önce görevden alınan Gelecek Partisi Eyyübiye İlçe Başkanı  Mahmut Demir, yaşadıklarını ve sürecin perde arkasını ilk kez Urfa Dipnot’a anlattı. İşte röportajımız:

Görevden alınma sürecinizde neler yaşadınız?

Aslında ortalama 1 buçuk yıl önce, henüz Gelecek Partisi kurulmadan Ahmet Hoca’nın ofisine gidip görüşenlerden biri benim. Çünkü bizim yeni bir sayfa, tertemiz bir gelecek, temiz siyaset, temiz toplum gibi hedeflerimiz vardı. Bu bağlamda Gelecek Partisiyle Eyyübiye kurucu başkanı olarak yola başladık. Ve bu son bir buçuk yıllık süre içerisinde problemlere bire bir yerinde çözüm önerileri sunarak, hak anlamında ciddi mücadeleler ederek Urfa’da siyasete ve siyasi sürece yeni bir ivme kazandırdık.

Tabi bu halkta ciddi bir teveccühe sebep oldu. Süreç içerisinde halkta karşılığımız ciddi anlamda arttı. Biliyorsunuz siyasi süreçlerde bireysel hedefleri olan kişiler toplumsal hedefi olan kişilerle uzlaşamazlar. Bizim toplumsal hedeflerimiz vardı. Sayın Ahmet Davutoğlu ile genel merkezin, genel başkan yardımcılarının da toplumsal hedefleri var. Fakat yerelde ilin ve yönetimdeki bazı arkadaşların bireysel hedefleri olduğu için Mahmut Demir onların siyasi süreçlerinde bir tehlike oluşturmaya başladı. Bunu her geçen gün daha yakından hissetmeye başladık. İl ile diyaloglarımız her geçen gün kopmaya başladı. Toplumsal hedefleri olanlar başarılı ilçe başkanlarını baş tacı ederler. Maalesef son süreçte il başkanı şahsımı çağırarak kendisinin onayı olmadan belge paylaşmamın doğru olmadığını söyledi. Biz de hak ve hukuku savunmadıktan sonra, konuşmadıktan sonra bir muhalefet partisinin ilçe başkanı olmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Çünkü muhalefet şu demektir: Halkın hak ve hukukunu iktidarın yapmış olduğu yanlışlara karşı korumak. Muhalefetin görevi budur. Ve ben muhalefet olarak toplumsal süreçte iktidarın yapmış olduğu yanlışları, bilinçli israfları denetleyip kamuoyuyla paylaşıp kamuoyunun hak ve hukukunu savunmakla mükellef olduğumdan il başkanının söylediklerini kabul etmeyeceğimi, genel merkeze de bildirdikten sonra istifa edeceğimi beyan ettim.

Parti kurucu üyemiz Can Cankesen Bey beni aradı ve istifa etmemin doğru olmayacağını, biraz sabretmem gerektiğini söyledi. Biz de tabi o süreçte genel merkezimize, genel başkan yardımcılarımıza olan güvenimizden süreci gözetleyelim düzelir herhalde dedik. Aradan dört gün geçtikten sonra il başkanı genel merkezin haberi olmadan beni görevden aldı ve bunu basına kendi ilçe başkanına karşı zafer kazanmışçasına servis etti. Yani düşünün bir il başkanı kendi ilçe başkanının görevden alınmasını basını müjde olarak deklare ediyor. Tabi bu siyasi süreçlerde memleketin ufku açısından üzücü bir durum. Bir il başkanının ve yönetiminin memleketin geleceği noktasında vizyon ve misyon olarak ciddi planlamalar ve programlamalar yapması gerekirken ilçe başkanının görevden alınmasını basına müjde olarak vermesi üzücü bir durum. Biz sayın Ahmet Davutoğlu’nu hala seviyoruz. Genel başkanımızın bu memlekete hakikaten hak ve hukuk noktasında ciddi katkıları olmuştur. Bizim il ile problemimiz vardı ve sonuç olarak biz ilçe başkanlığından ayrılmış bulunmaktayız.

Yıllardır bilinçli bir muhalefet olduk. Bilinçli muhalefet yapanların en iyi örneği Mahmut Demir’dir. Elle tutulur gözle görülür bir sebep olmadan partiden ihraç edip sindirme politikalarına giriyorlar. Bizim lobi dediğimiz süreç budur dikkat ederseniz partilerde benim adamım olsun ne olursa olsun zihniyeti var. Biz halkın adamı olsun ne olursa olsun politikasını uygulamak isteyen bireyleriz. Lobiler seçim sürecinde hangi parti olursa olsun kendi adamlarını farklı partilerde etkili ve yetkili konuma getirip aslında bir domino gibi yıllardır memleketin geleceğini çaldılar. Ben sürekli benim savaşım AKP ile X, B parti ile değil memleketin gençlerinin, çocuklarının, hanımefendilerinin huzurunu dolaylı olarak kaçıran lobilerledir diyorum. Şimdi muhalefet partisindeki bir il başkanı, çalışan bir ilçe başkanına iktidarın belgelerini benim onayımdan sonra paylaş diyorsa bu bir lobi çalışması mıdır, değil midir? Biz bunu halkımızın, kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. Bu bağlamda süreç benim söylediklerimin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha teyit ederek devam ediyor.

Görevden el çektirilmemle birlikte binlerce insan sosyal medyada bana destek verdi, telefonlar geldi ve müthiş bir halk desteği gördüm. Halk bu lobilerin bu memleketten gitmesi için hep birlikte mücadele edecek, etmek zorunda. Bu bağlamda vatandaşımız daha bilinçli, biz her geçen gün süreci halkımıza anlatarak inşallah sonuca doğru gideceğiz.

 

 

İl Başkanlığından yapılan açıklamada tüzüğün 28.Maddesinin 1.Fıkrası gereğinde görevden alındığınız belirtildi. Gerçekten görevden alınmanızın sebebi 28.Madde mi?

28.Madde şu demek: Parti disiplinine uymama. Biz parti disiplinine nerde uymadık? Uymadığımız nokta il başkanının onayı olmadan bir takım belgeler paylaştık. Biz tabi uymayız sana. Sen bu memleketin hak ve hukukunu savunmak için mi siyaset yapıyorsun, yoksa kendi geleceğine yönelik mi siyaset yapıyorsun? Biz de bunu sorgularız. Biz yola çıkarken halkımıza şunu söyledik: Hak ve hukukunuzu hangi şartta olursa olsun biz savunacağız, savunmaya çalışacağız. O zaman bu şartlarda biz disipline uymuyoruz diye bir durum olabilir mi? “Sen bana itaat et, bırak kime ne olursa olsun, sesini çıkarma, aman konuşma otur yerinde.” Zaten yıllardır üst lobi memleketin gençlerini bu şekilde sindirdi, susturdu ve her zaman istediklerini yaptırdılar. Biz bu defa bu lobiye karşı ciddi mücadele edeceğiz. Başarırız başarmayız bu tartışılır. Ama biz mücadeleden mesulüz. Bu bağlamda 28.Madde tamamen benim görevden el çektirilmemle alakası olmayan bir maddedir. Bugün ilde “Sen benden iyisin, benden iyi olma” dendiği için bunların yaşandığını biliyoruz.

 

Peki görevden alınmanız çalışma arkadaşlarınız tarafından nasıl karşılandı?

Görevden alınmamız toplum nezdinde nasıl şok etkisi yarattıysa parti içerisinde de sayısı 3-4 olan arkadaşlarımızın dışındaki herkes için bir şok yarattı. Muhakkak partilerde ilin sürekli kendi adamları olur. Yani şöyle söyleyelim ilin adamları dışındaki herkesin tepkisini çekti ve şu anda da partimizin yönetimi (ilin 3-5 adamı hariç) bizimle birlikte çalışıyor. Bundan sonraki süreçte de bizimle birlikte olacaklarını söylüyorlar, sağ olsunlar.

 

Bundan sonraki süreçte siyasi hayatınıza devam edecek misiniz? Edecekseniz bir yol haritanız var mı?

Biz bu memlekette sürecin hizmete yönelik işlemesi için üzerimize ne düşüyorsa yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. STK başkanlığı yapıyordum daha önce. STK başkanlığında proje yaparsın ama eser bırakamazsın. Biz siyasete siyaseti, siyasi tabelaları araç yapıp halkımıza eserler bırakmak için müdahil olduk. Ama burada da kısır döngülerin olduğunu birebir tecrübe ettik. Bundan sonraki süreçte biraz daha bölgesel bir sivil toplum kuruluşu kurarak bölgedeki vatandaşlarımızın sorunlarını daha güçlü bir şekilde gündeme getirerek çözüm önerilerimizle birlikte süreci devam ettireceğiz. Tabii ki eserler bırakmak için ben siyaset düşünüyorum. Çünkü maalesef memlekette bütün yönetim siyasi mecralardan geçer. Çocukların geleceği, halkın yaşam standartları maalesef siyasilerin aldıkları kararlardan geçtiği için tüm iyilerin, cesurların siyasette olması gerektiği kanaatindeyim. Toplumda maalesef şu algı var: “İyiler siyasete girmesin, aman uzak dursun.” İyiler siyasete girmediği zaman kötüler iyilerin çocukları hakkında kararlar verir. Bu bağlamda Mahmut Demir isminden ziyade tüm iyilerin siyasi mecralarda olması lazım. Vicdan sahibi insanların, derdi memleket olanların siyasi arenada olması gerekmektedir. Çünkü iyiler çekildiği zaman, kötüler iyilerin yerini doldurup iyilerin geleceği hakkında kötüler karar verir. O yüzden bizim siyasette olmamız lazım.

 

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu süreçte halkımız için bir umut olduğumuzu daha net gördük. Doğrusu bu kadar büyük bir teveccühün, desteğin geleceğini beklemiyorduk. Allah hepsinden razı olsun. Biz memleketimiz adına sürekli sahada olacağız. Bu parti tabelasıyla olur olmaz, o çok önemli değil. Parti tabelalarının içerisine değer katan kimliklerdir. İdeolojiler muhakkak vardır, fakat yerel süreçlerde bazı kırılma noktalarından halkımız tüm ideolojileri bir kenara bırakıp hak ve hukuk çerçevesinde aynı masanın etrafında toplanmalı. Bugün Urfa halkına şunu net söylüyorum: Biz Urfa’da bir kırılma noktasıyız. Kuracağımız dernek bir kırılma noktasıdır. Biz memleketimiz için mücadeleye devam edeceğiz. Ben partileri benimsemeyen tüm iyileri dernek bünyemizde hak ve hukuk mücadelesine davet ediyorum.

 

URFA DİPNOT

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil