Ana Sayfa Emek, Gündem, Sağlık 29 Haziran 2022 130 Görüntüleme

ŞTO’DAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK SALDIRILARA TEPKİ: ARTIK YETER!

Şanlıurfa Tabip Odası bir basın açıklaması düzenleyerek  Viranşehirde özel bir hastanede şiddete maruz kalan Doktor  Şehmus Faraç’ın yanında olduklarını belirtiler.

Şanlıurfa Tabip Odası’nın düzenlediği basın açıklamasına CHP Şanlıurfa İl Kadın kolları Başkanı Emine Gİzem Çentiner , DEVA partisi İl Başkanı Ahmet Tüysüz, SES, ve bir çok sağlık sendikası katıldı.

“Devlet adına dayak yiyiyoruz, devlet adına şiddet götürüyoruz bu şahıslar mahkeme sonucunda çarptırıldıkları para cezasında devlete ödüyor”

Viranşehir’de saldırıya uğrayan Doktor Şehmus Faraç, konuşmasında ” Ben’de düne kadar anladım sağlıkta şiddet değil sağlıkta vahşet durumu varmış. Bunu kendi gözlerimle yaşadım.Dün yaşanan benim açımdan olan başka bir cümle ile farklı bir şekilde giriceğim konuya. Çünkü olay benim açımdan değil bütün doktor arkadaşlarımın, bütün Tıp camiası açısından , ben olaya bu kadar sahip çıkmasaydım Şanlıurfa tabipler odası olaya bu kadar sahip çıkmasaydı sosyal medyadaki hekimler bu kadar sahip çıkmasaydı dün beni linç etmeye çalışan hatta linç eden o caniler bugün serbest olacaktı ve dava sonuçlarını hepimiz biliyoruz tutuksuz yargılanmanın devamı da devlete kamuya ödenen para cezasılarına dönüşüyor.
Devlet adına dayak yiyiyoruz, devlet adına şiddet götürüyoruz bu şahıslar mahkeme sonucunda çarptırıldıkları para cezasında devlete ödüyor .Tamamen devlet adına çalışıyoruz her zaman olduğu gibi dün yaşadığım olayın pskojik trambasını atlatmak mümkün değil çok uzun bir süre mümkün olmayacak yaşadığım linçten ziyade ben adliye tarafından verilen karar sonrası çok büyük hüsrana uğradım ve bu ülkede hekimlik yapılamayacağını anladım ve hekimlik mesleğini bırakarak adliyenin önünde diplomamı yırttım bununla gurur duyuyorum. Diplomam canımdan daha değerli değil.b Bu benim süresiz eylemin ,süresiz grevin başlangıcıdır sosyal medyada konuşan yada bu şekilde basın toplantılarında konuşan arkadaşlarıma da tavsiyemdir siz grev cümlesini kullandığınızda aktiflik gösterin bunu hayata geçirin gerekirse diplomanızı yırtın sözde kaldığı insanlar anladıkları müddetçe hiçbir karşılık alamıyoruz alamayacağız bu mesleği bu ülkede yapamayacaz hepinize tavsiyemdir.”Dedi

 

“Yoruma açık olan yasalar olduğu sürece bu uygulamalar böyle devam edecek”

Daha sonra söz alan Şanlıurfa Tabip Odası Başkanı Ezhel Bulut “Dün yeniden Urfa olarak bir sağlıkta şiddet olayıyla ülke gündemine girmeyi başardık. Viranşehir’de acil serviste çalışan meslektaşımız, SGK sisteminin çalışmaması nedeniyle bekleyen hasta yakınları tarafından, ağır şekilde saldırıya uğramış ve darp edilmiştir. Meslektaşımız kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine darbeler almış, hatta linç edilmesine rağmen saldırganlar çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılmıştır. Bu karar sonrası meslektaşımız adliye önünde diplomasını yırtmıştır. Olayın dün sosyal medyada gündem olması sonrası saldırganlar yeniden gözaltına alınmış ve tutuklanmışlardır. Yoruma açık olan yasalar olduğu sürece bu uygulamalar böyle devam edecek gündem olmayan sağlıkta şiddet olayları cezasızlıkla sonuçlanacaktır.

“Mesleği bırakması gereken hiç bir sorunumuzu çözemeyen Sağlık Bakanıdır.”

Meslektaşımız maalesef mesleğe dönmeyeceğini açıklamıştır. O yırtılan diplomayı elde edebilmek için yıllarca nasıl emekler harcandığını, tıp fakültesini kazanmaktan, okulun bitirilmesine kadar nasıl zorluklardan geçildiğini herkes çok iyi biliyor. Halkımızın ve yetkililerin; bir hekimin nasıl yetiştiğinin ve onu kaybetmenin bedelinin ne olduğunun farkında olmadığını düşünüyoruz.
Dün Sosyal Medyada da gördük ki, aslında diplomasını yırtan sadece bir arkadaşımız değil. Bu ülkede görev yapan tüm meslektaşlarımız dün arkadaşımızla birlikte diplomasını yırtmıştır. Ama şunu çok iyi biliyoruz diplomasını yırtması gereken, mesleği bırakması gereken arkadaşımız veya bizler değiliz. Mesleği bırakması gereken Adalet duygusunu yerle bir eden, dün tutuklama kararı vermeyenlerdir. Mesleğini bırakması gereken yıllardır talep ettiğimiz sağlıkta şiddet yasasını çıkarmayan milletvekilleridir. Mesleği bırakması gereken hiç bir sorunumuzu çözemeyen Sağlık Bakanıdır. Bırakıp gitmesi gereken 2003 yılında yürürlüğe koyduğu sağlıkta dönüşüm programı ile sağlığı bu hale getiren Hükümetin kendisidir.

“Artık Feryat ediyoruz isyan ediyoruz”

Değerli basın emekçileri! Artık Feryat ediyoruz isyan ediyoruz. TTB ve tüm meslek örgütleri olarak olarak biz şiddetin her türlüsüne karşı olan bir kurumlarız. Ama sormak isteriz; devamlı öfke patlaması olarak lanse edilen bu olaylar neden emniyette, adliyede, bir savcının odasında, valilikte yaşanmıyor? Çünkü buralarda yapılırsa ne olacağını hepimiz biliyoruz. Sağlık kurumlarında yaşandığında ise kimsenin ceza almadığı bir durumla karşı karşıyayız. O yüzden ısrarla sağlıkta şiddet yasası talebimizi tekrar tekrar dile getiriyoruz. Büyük bir müjde gibi sunulan tasarının ne işe yaradığını sormak istiyoruz? Sağlıkta şiddetin katalog suçlara eklendiği söylenen tasarının sonucu saldırganların serbest bırakılmasıdır. Şiddet olaylarını azaltacak en önemli adım TTB’nin Meclis Sağlık Komisyonu’na sunduğu ve hükümet tarafından reddedilen Sağlıkta şiddet tasarısının bir an önce meclisten geçirilip uygulamaya konulmasıdır.

“Şehre hizmet eden sağlık çalışanları için bir tek tweet atmayanlar 80 ilde de tanıtım günleri düzenleseler şehrin şiddetle anılmasının önüne geçemezler.”

Değerli Arkadaşlar! Dün sosyal medyada da gördüğünüz gibi insanlar Urfa’nın mecburi hizmetten bile çıkarılmasını talep ediyor. Bu bir şehir için ancak üzüntü duyulacak bir olaydır. Merak ediyoruz Son 20 günde bile 3 kez ülke gündemine giren şiddet olaylarından sadece biz mi rahatsızlık duymaktayız. Ülkenin mülki ve idari amirleri, yerel yöneticileri, siyasiler bu durumdan rahatsızlık duymuyorlar mı? Yönettikleri şehir sadece şiddetle gündeme geliyor ve adı şiddetle anılıyor, şehirde görev yapan hekimler kaçıp gidiyor, vatandaşlar hekimsiz kalıyor ancak yöneticilerden bir tek kelime dahi çıkmıyor. Valilikten, belediye başkanlarından konunun çözümü ile ilgili bir tek paylaşım göremedik bugüne kadar. Şehre hizmet eden sağlık çalışanları için bir tek tweet atmayanlar 80 ilde de tanıtım günleri düzenleseler şehrin şiddetle anılmasının önüne geçemezler. Acil çağrımızdır. Sağlıkta şiddet ülke çapında bir sorundur ancak Urfa’da giderek artmasının önüne geçmek için Urfa valisi, yerel yöneticiler, Sağlık emek meslek örgütleri, STK’ları davet ettiği bir sağlıkta şiddeti önleme çalıştayı düzenlemeli, yerel anlamda yapılabilecekleri tartışmalı ve gerekli adımları atmalıdır. Gerekenler bir an önce yapılmazsa önümüzdeki dönemlerde ilimizde doktor kalmayacak ve bunun mağduriyetini halkımız yaşayacaktır.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil