Ana Sayfa Gündem 21 Temmuz 2022 35 Görüntüleme

ŞENYAŞAR AİLESİ’NİN ADALET NÖBETİ 500. GÜNÜNDE

Şenyaşar ailesi’nin adalet nöbeti 500. gününde. Şanlıurfa adliyesi önünde 500 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesi’nin adalet nöbeti devam ediyor.

Bu gün adalet nöbetinin 500. gününde bir araya gelen siyasi partiler STK’lar ve adalet savunucuları, adalet nöbetinin 500 gününde ailenin yanında olduklarını ve ailenin  adalet talepleri kabul görene  kadar ailenen yanında ve bu davanın arkasında olacaklarını belirtti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Urfa Şubeleri, Urfa Adliyesi önünde 500 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesi için basın açıklaması düzenliyor. Açıklamaya, dernek üyelerinin yanı sıra, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekilleri Ömer Öcalan ve Ayşe Sürücü, HDP İl Örgütü yönetici ve üyeleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Tevgerên Jinên Azad (TJA) aktivistleri, HDP Urfa İl Örgütü Gençlik Meclisi, Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Urfa İl Başkanlığı Kadın Kolları, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Urfa İl Örgütü, DEVA Partisi Urfa İl Başkanlığı, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu katıldı.

Basın açıklamasının metnini okuyan ÖHD Urfa Şubesi Eşbaşkanı Meral Halat şu ifadelere yer verdi “Şenyaşar Ailesinin 9 Mart 2021 tarihinde Şanlıurfa Adliyesi önünde başlattıkları adalet nöbeti bugün 500. Gününde ne yazık ki adalet talepleri ile ilgili ciddi bir ilerleme olmadı.Urfa da bulunan hak ve hukuk örgütleri olan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Urfa Şubesi, İnsan Hakları Derneği Urfa Şubesi ve Urfa Barosu ailenin taleplerine ses olmak ve seslerini duyurmak için 500 günde bu basın açıklamasını gerçekleştiriyoruz.
Adalet arayışı olan tüm kesimler olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Hukuksuzluğun, adaletsizliğin yargı eliyle devam ettirildiği bu süreçte dayanışma içinde olmak çok değerli ve bir o kadar da umut vericidir. Şenyaşar ailesinin bugün 500 gündür devam eden adalet nöbeti, yetkililerin tüm engellemelerine, anne Emine Şenyaşar’ın maruz kaldığı yargı şiddetine, fiziki ve psikolojik saldırılarına rağmen kırılmadı, adalet arayan herkese umut oldu. Adalet çığlıkları bütün dünyada yankılandı. Bugüne gelindiğinde ise adalet talebinin yargı makamları tarafından halen yerine getirilmediği adil bir yargılamanın olmadığını görüyoruz.
Aradan 4 yıl geçmesine rağmen etkin bir soruşturma yürütülmemiş, failler açığa çıkarılmamıştır. Dosyaya kısıtlılık kararı getirilerek dosya aileden ve avukatlardan gizlenmiştir. Adli makamlardan umudunu kesen aile 9 mart 2021 tarihinde, “dosyada kısıtlılık kararının kaldırılması, etkin bir soruşturma yürütülerek faillerin açığa çıkartılarak cezalandırılması” talebiyle adalet nöbetine başlamıştır. Gelinen bu süreçte son olarak 3 Mart tarihinde Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Ağır Ceza Mahkemesine hastane kamera kayıtlarının çalındığı şeklinde yazılı bir cevap vermiştir. Bu şekilde çalınan dosya delillerinin, çalınan hukuk olduğu buna müsaade edildiği için sorumluların, başta siyasal iktidar olmak üzere yargı ve kolluk birimleridir.
Bugün, eşi ve iki oğlu katledilen ailenin adalet nöbeti 500 gününde devam ediyor. Urfa yazının dayanılmaz sıcağında, bütün hukuki engellemelere rağmen hukuksuzluğa ve devlet zoruna karşı Şenyaşar ailesi adalet talebinden vazgeçmemiş ve büyük bir mücadele örneği sergilemiştir.
Aile bir çok defa gözaltı, soruşturma ve baskı ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bütün bu baskı, gözaltılar ve yargı tacizine rağmen aile yılmamış ve eylemleri 500. Gününde de ilk günkü kararlılıkla ve daha güçlü bir şekilde devam etmektedir. Bu mücadele birçok kesim tarafından sahiplenilmiş, adalet, demokrasi ve barış ödüllerine layık görülmüştür. Ailenin mücadelesi, hukuksuzluğa maruz kalan herkese güç vermiş ve birçok kentte adalet nöbetleri başlamıştır. Hasta mahpusların cezaevlerinde ölüme terk edilmeleri ve haksız infaz yakmalarına karşı mahpus anneleri adalet nöbetlerine başlamıştır.
Şenyaşar ailesinin davası bir simge olmuştur. Türkiye’de Adalet mekanizmasının işletilmediği , siyasal konjonktüre göre hareket edildiği bir kez daha gözlemlenmiştir. Bildiğiniz üzere binlerce hasta mahpus hukuka ve tıp etiğine aykırı olarak ATK eliyle tahliye edilmemekte, cezaevinde ölüme terk edilmektedir. Suruç katliamında kaybettiğimiz 33 düş yolcusu için devam eden davada ne yazık ki tüm sorumluları yargılamaktan uzak durumdadır. Birçok meslektaşımız mesleki faaliyetlerinden dolayı yargılanmaktadır. Toplumda kobani dosyası olarak bilinen HDP’li siyasetçilerinin yargılandığı HDP MYK davası devam etmektedir. Türkiye’de hukuksuzluk atmosferinin yoğun olarak yaşandığı, hissedildiği bu süreçte Şenyaşar ailesinin adalet arayışında sonuç alınmasının, hukuka ve adalete olan güvenin sağlanması açısından önemli olduğu kanaatindeyiz.
Bu dava Türkiye’de yıllarca süregelen cezasızlık politikasının yansımasıdır. Türkiye’de kamu görevlilerinin kamu gücünü arkasına alarak işledikleri suçlar cezasızlık politikasıyla korunmaktadır. Kamu görevlilerinin kimliklerinden dolayı korunduğunu biz faili meçhullerden biliyoruz.
Sonuç olarak, 4 yıldır gizlilik kararı olan ve ne aşamada olduğu bilinmeyen bir dosyadan bahsediyoruz. Ailenin adalet talepleri karşısında sessizliğe bürünen adli makamların tavrına karşı adalet nöbetine başlayan Şenyaşar ailesinin talebi hepimizin talebidir. Biz hak ve hukuk örgütleri olarak olarak;
-Hastane dosyasındaki hukuksuzlukların, ihmalkarlıkların son bulmasını,( hastane görüntülerinin çalınması ile ilgili tüm sorumlular hakkında derhal işlem başlatılması)
-soruşturma dosyasındaki gizlilik kararının kaldırılmasını,
-Fadıl Şenyaşar’ın yargılandığı davanın adil bir şekilde devam etmesi içi derhal gerekli sürecin başlatılmasını talep ediyoruz.
Şenyaşar ailesinin adalet arayışı, çarpık ve tıkanmış olan hukuk mekanizmasına rağmen adaletten vazgeçmemenin, direnmenin ve mücadelenin sembolüdür. Emine annenin sesi olmaya devam edeceğiz. Hukuksuzluğa dur demek, bu zulmü sonlandırmak için buradayız.

Milletvekili’nin ailemiz hakında süylediği iftiraları ilk yalanlayan dönemin Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin oldu. Abdullah Erin’in açıklmaları hala valilik sitesinde duruyor.

Ailenin adına konuşan Ferit Şenyaşar ” Olayın faaili miletvekili olduğu için yandaş medyayı kullanarak bize iftira yağmuruna tutu. Her iftira gerçeğe borçlanacaktır. Milletvekili’nin ailemiz hakında süylediği iftiraları ilk yalanlayan dönemin Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin oldu. Abdullah Erin’in açıklmaları hala valilik sitesinde duruyor olayın milletvekili’nin dediği gibi bir terör olayı olmadığını dile getiriyor. İkinci açıklama Şanlıurfa Emniyet Genel Müdürlüğü’nden geliyor bu daha çok resmi açıklamaları gündeme getirerek konuşacağım. Burda elimde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün raporu var milletvekilin iddialarını dikkate alarak ailemizin 30 yeçmişini araştırdı ailemizin 5 yıl geriye dönük bütün telefon kayıtları dinlenildi.en son burda Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklması var yapılan bütün araştırmalarda ailenin örgüt ile herhangi bir bağı tespit edilememiştir denilmiştir.

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Siverek Sempozyumu’nda Skandal

Siverek Sempozyumu’nda Skandal

Hazır Site by Uzman Tescil